|
KÜRESEL ISINMA VE ORMANLARA BAKIŞ AÇISI.
Bugün dünyamızın en önemli sorunu kürsel ısınma,bunun sonucuda kuraklık.İnsanoğlu yüzyıllardır teknolojik gelişmeler ışığında ozon tabakasını delmiş ve bu sonuç nortaya çıkmıştır.Küresel ısınmaya karşı direnen ormanlarımız ise acımasızca talan edilmiştir.Selazur ve Türkiye gündeminde olan acaristanbul bunlara bir örnektir.
Size ormanlarımızın ve ağaçlarımızın önemi açısından bir örnek vereyim ; 25 metre boyunda ve 15 metre tepe çatısına sahip bir kayın (gürgen)ağacı saatte 1.5 kilogram oksijen üretiyor. Kayın ağacı bir yıl içinde 300 kilogram zehiri emiyor ve dışarı süzüyor. 100 yaşındaki bir kayın (gürgen) ağacı saatte yaklaşık 40 kişinin çıkardığı 2.35 kilogram karbondioksiti tüketiyor. 100 metrekare alanda yer alan 25 metre boyunda ve 100 yaş civarındaki bir kayın (gürgen) ağacı, kökleri ve kılcal damarları aracılığıyla yılda 30 bin litre su çekiyor ve verimli toprağın akmasını önlüyor.Selazurdaki traşlama kesim sonucunda katledilen yüzlerce kayın ağacını baz alırsanız gerisini siz düşünün.
Bir ağacın doğaya verdiği değeri biz maalesef insanoğlu veremiyoruz,bunu çeşitli sebepleri var tabiî ki.
Ormanlarımız öyle bir talan ve tahrip edildiki artık geri dönüşümü bile zor bir noktaya gelindi,bir ormana göz diken birisi ;muhakkakki ülkemizin bence en önemli sorunu olan hatırlı kişileri ve eş dost gibi etkenleri araya koyarak istediği alanı rahatlıla talan edebiliyor,
örnek derseniz,selazur ve acaristanbul bunlara birer örnektir.
Bizim selazurda yaşadıklarımız tüm türkiyeye bir örnektir,başlangıcı-gelişimi ve sonuçlarına baktığınız zaman hatır işi,arkadaşlık ve beşeri ilişkiler yumağını görürsünüz bunun neticesindede acımasızca tahrip edilen bir doğa,genele yaydığınız zamanda kürsel ısınma.
İnsanların,görevi-makamı ne olursa olsun kendilerine verilen görevleri tamamen kanunlar ve yönetmelikler nezdinde yapmaları gerekir,yönetmelikleri ve düzenledikleri raporları kişilere göre uygulamamalıdırlar,
Ormanlarımız konusunda toplumun her ferdi bu tür olumsuzluklara karşı durması,insanların bilinçlenmesi gerekir,bunun öncülüğünüde bölge müdürlükleri,işletme müdürlükleri ve işletme şefliklerinin yapması lazım.Orman işletmeleri orman köylüleriyle küs değil,birbirine barışık olması gerekir.
Artık ormanlarımıza odun-tomruk-kereste gözüyle değil,ekolojik değerleriyle bakılması gerekir,buda gelecek kuşaklara temiz bir doğa bırakılmasının yolunu açacaktır.
Çevre orman bakanlığı ve orman genel müdürlüğünün artık olaya daha farklı bakmaya başladığını,ormanların odun tomruk değeriyle değil,ekolojik değeriyle anıldığını görüyoruz ,bunun yansımalarınıda yeni atanan bölge müdürleriyle yaptığımız görüşmelerde anlıyoruz,buda bizi ormanlarımızın gelecek kuşaklara tabii ve doğal olarak devrini ve geleceğimiz adına umutlandırmaktadır.
Bu değişimin en alt birimlere kadar ulaşmasını ve uygulanmasını beklemekteyiz.En tepedeki orman bakanı acaristanbul gibi bir çeşmekeşe karşı duruyorsa,ülkemizin herhangibir yerindeki en alttaki birimler hatır işi ormanları birilerine talan ettiremez.
Yetkililerin bu konudaki bakış açıları değiştikçe bu tüm topluma yansıyacaktır bundan eminiz,
Benim çocuklarıma öğretmenleri ormanlarınızı-çevrenizi-doğanızı sevin,ağaç dikin diyerek bir nesil yetiştiriyorlarken,çocuklarım selazur gibi ormanlara baktıklarında ikilem yaşamamalıdırlar.Çünkü bunu biz çocuklarımıza anlatmakta güçlük çekiyoruz.
Selazur'lu İsmail
SUÇLU KİM ?
Buradaki köşemin ilk yazısını çevreye ve doğaya ayırmış,bununla ilgili güzel bir yazıyı yayınlamaya hazırlamışken,bir anda Hrant Dink'in kalleşçe vurulmasıyla ULUSÇA KATİL DAMGASI'nı yedik.
Rahip cinayetinin daha sisleri Trabzonun üzerinden dağılmamışken güzelim Trabzon fırtınaya yakalandı.
Bir kardenizli ve bu ülkenin bir evladı olarak kendi vatanına ihanet ancak bu kadar olabilirdi.
Bu kalleş cinayetin,evrensel boyutunu ve zamanlamasını, varsa dış veya farklı bir bağlantısını,ülkemize kaybettireceği itibarı ve siyasi boyutunu araştırmak veya irdelemek bize düşmez,ancak ben farklı ve bana göre önemli bir boyutunu burada sizlerle paylaşacam.
Bu katili sorgularken yanında bir PSİKOLOĞUN'da hazır bulunması bu kuşağın ve ülkemizin içinde bulunduğu durum ve geleceği hakkında bence önemli ipuçları verecektir.
Bir kuşak nasıl olduda bu hale geldi,16-17 yaşındaki pırıl pırıl geleceğimiz olan bu çocuklarımız nasıl bu duruma düştüler.
Ve,özellikle neden Trabzondan seçildiler veya sahneye çıktılar.
Bir ülke düşünün,insanları hor görülmüş,geleceğe olan güvenleri kalmamış,ekonokmik olarak çökmüş,dış politikada hiçbir itibarı yok kimse sizi takmıyor,kırmızı çizgileri önce pembeye sonra yeşile dönmüş,askerinin başına ÇUVAL geçirilmiş ve sadece seyretmiş,AB hayaliyle Trabzon kadar bile olmayan bir avuç rumun esiri yapılmış,daha düne kadar ekmek verip sınırlarımızda kızılay çadırlarında beslediğimiz peşmergelerin bile bize kabadayılık yaparken bizim ses çıkaramadığımız bir hale gelmiş bir toplum düşünün;
Bu ruh haliyle,bu duygularla gelişen ve büyüyen bir gençlik,eğerki yanına ailevi ve maddi olarak birkaç sorunda eklerseniz,alın size sıra sıra katiller.
İnsanların milliyetçilik duyguları öyle bir kabarmış ve artık öyle bir noktaya gelmişki,psikolojisi bozulan toplumun böyle sorunlu bazı fertleri,sanki ülkelerini kendileri düzelteceklermiş sevdasına kapılıyorlar.Nitekim azmettirici şahısta"bu iş bize düşüyor"diyerek vatanını seven Ermeni bir vatandaşımızın katledilmesine önayak olmuştur.
Üzerinede Karadeniz insanının günden güne fakirleşmesini , farklı yapısıyla aniden parlamaya müsait dokusunuda koyarsanız sorun kendiliğinden oraya çıkacaktır.Son Tayad olaylarında bunu gördük.
Bunları bilmek ve görmek için müneccim olmaya gerek yok..
Bu genç kuşakların nette takıldıkları forum sitelerine bir göz atmak bu sorunlarla ilgili ipucu verecektir
Aslında biz toplum olarak travma geçiriyoruz,geçirtiyorlar.Bizi yönetenlerin,bu sorunu ele almaları lazım;
Toplumun,yönetenlerine güvenmeleri gerekir,bu ülkeyi yönetenlerin bir katilin vatansever olmadığını söylemek yerine'ki doğrudur,bu kuşağın bu hale nasıl geldiğini ve nasıl çözüm bulmaları gerektiğini şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım.
Birisi çıkıp macdonaldsı bombalıyor,sebebi amerikanın ırak işgalini protesto için diyor,
Bir diğeri rahibi öldürüyor,sebebini misyonerlik yaptığı için diyor,
Bir diğeri,Ermeni vatandaşımız bir gazeteciyi öldürüyor,sebebi Türkleri aşağıladığı için diyor,
Ve bunları neden yapıyorlar,kendi ruh hallerine göre milliyetçilik duyguları içinde memlekete hizmet ediyorlar.
İşte asıl sorun burada.
Memleketi yönetenler ;
Kırmızı çizgilerimizi muhafaza etseler,bu ülkenin insanının başına çuval geçirildiğinde o çuvalı onların başına geçirse,bizi AB yolunda bir avuç rumun esiri etmeyip onurumuzla girmemizi sağlıyabilseler,daha düne kadar bizim kolladığımız ve beslediğimiz peşmergelerin bize saygıyla ve bir abi edasıyla bakmalarını sağlıyabilselerdi işte bu toplumun özgüveni artacak,kendine olan güveni kaybolmayacak,kendini bozulmuş ruh haliyle bu şekilde memlekete hizmet ediyor sevdasına kaptırmayacaktı.
Bizi yönetenlerin,bu ülkenin insanının geçirdiği travmayı derhal tedavi etmeye başlamaları ve daha başka memleketi kurtarmak sevdasına düşen ruh hali bozulmuş katillerin ortaya çıkmasını engellemeleri gerekir.
Biz 600 yıl dünyaya hükmetmiş bir imparatorluğun torunlarıyız,biz Atatürkün ve milli mücadelenin kahramanlarının tırnaklarıyla kazıdığı bir ülkenin ve cumhuriyetin çocuklarıyız.
Bizler,ülke ve toplum olarak TOPTAN KATİL DAMGASINI YEMEYİ hak etmedik,hak etmek içinde birşey yapmadık.........................selazur'lu ismail
|
|
|
|
|
İMZA KAMPANYASI HAKKINDA DUYURU : Selazurdaki bugüne kadar olan gelişmelerden ve şu anda devam eden suceyrat odun üretimi dahil ormanlarımızdaki her türlü kesimin,ormanlarımızı gelecek kuşaklara tabii ve doğal olarak devredebilmek adına köy halkının çok büyük bir çoğunluğu tarafından istenmediği,bu vesileyle köyde sayın Çevre ve Orman Bakanımız Osman PEPE'ye ulaştırılmak üzere köy halkı tarafından imza toplandığı bilinmektedir.
Tarafıma ulaştırılan söz konusu imzaların bir nüshası eski Bölge Müdürü Sn.Sırrı KÖSTERELİ beye takdim edilmişti,Sırrı beyin Bolu Orm.Böl.Müd.olarak tayininin çıkması nedeniyle yerine gelen Sayın Dr.Ahmet İPEK beye ,KTÜ Orman Fak.Orm.Müh.Böl.Bşk.Yrd.Sn,Doç.Dr.İbrahim TURNA hocamla beraber hem hayırlı olsuna,hemde toplanan imzaların bir nüshası siz köy halkı adına Sn.Dr.Ahmet İPEK beye makamında takdim edilerek resmiyete sokulmuştur.
Sayın Trabzon Orman Bölge müdürümüzle yapmış olduğumuz görüşmede köy halkının isteklerini dikkate alacağını,imzaların aslının sayın bakanımıza gönderilmesine gerek olmadığını,gereğinin tarafından yapılacağını,tarafımıza sizler adına iletmişlerdir.
Önümüzdeki haftalarda,Sayın Bölge Müdürümüz ve İbrahim TURNA hocamızla beraber selazura çıkılıp bölge yerinde incelenecektir.
Bu vesileyle buradan Sayın Orman bölge müdürümüze,köyümüzün insanlarına verdiği değer,konuya,doğaya ve çevreye duyarlılığından dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Tüm köyümüzün insanlarına ve konuyu takip edenlere saygıyla duyurulur....
16 ŞUBAT 2007.......................selazur'lu ismail.
İMZA KAMPANYASI HAKKINDA DUYURU :
Selazurdaki bugüne kadar olan gelişmelerden ve şu anda devam eden suceyrat odun üretimi dahil ormanlarımızdaki her türlü kesimin,ormanlarımızı gelecek kuşaklara tabii ve doğal olarak devredebilmek adına köy halkının çok büyük bir çoğunluğu tarafından istenmediği,bu vesileyle köyde sayın Çevre ve Orman Bakanımız Osman PEPE'ye ulaştırılmak üzere köy halkı tarafından imza toplandığı bilinmektedir.
Tarafıma ulaştırılan söz konusu imzaların bir nüshası eski Bölge Müdürü Sn.Sırrı KÖSTERELİ beye takdim edilmişti,Sırrı beyin Bolu Orm.Böl.Müd.olarak tayininin çıkması nedeniyle yerine gelen Sayın Dr.Ahmet İPEK beye ,KTÜ Orman Fak.Orm.Müh.Böl.Bşk.Yrd.Sn,Doç.Dr.İbrahim TURNA hocamla beraber hem hayırlı olsuna,hemde toplanan imzaların bir nüshası siz köy halkı adına Sn.Dr.Ahmet İPEK beye makamında takdim edilerek resmiyete sokulmuştur.
Sayın Trabzon Orman Bölge müdürümüzle yapmış olduğumuz görüşmede köy halkının isteklerini dikkate alacağını,imzaların aslının sayın bakanımıza gönderilmesine gerek olmadığını,gereğinin tarafından yapılacağını,tarafımıza sizler adına iletmişlerdir.
Önümüzdeki haftalarda,Sayın Bölge Müdürümüz ve İbrahim TURNA hocamızla beraber selazura çıkılıp bölge yerinde incelenecektir.
Bu vesileyle buradan Sayın Orman bölge müdürümüze,köyümüzün insanlarına verdiği değer,konuya,doğaya ve çevreye duyarlılığından dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Tüm köyümüzün insanlarına ve konuyu takip edenlere saygıyla duyurulur....
16 ŞUBAT 2007.......................selazur'lu ismail.
İMZA KAMPANYASI HAKKINDA DUYURU : Selazurdaki bugüne kadar olan gelişmelerden ve şu anda devam eden suceyrat odun üretimi dahil ormanlarımızdaki her türlü kesimin,ormanlarımızı gelecek kuşaklara tabii ve doğal olarak devredebilmek adına köy halkının çok büyük bir çoğunluğu tarafından istenmediği,bu vesileyle köyde sayın Çevre ve Orman Bakanımız Osman PEPE'ye ulaştırılmak üzere köy halkı tarafından imza toplandığı bilinmektedir.
Tarafıma ulaştırılan söz konusu imzaların bir nüshası Trabzon Orman Bölge Müdürü Sayın Sırrı KÖSTERELİ beye siz köy halkı adına takdim edilmiştir.
Sayın Trabzon Orman Bölge müdürümüzle yapmış olduğumuz görüşmede köy halkının isteklerini dikkate alacağını,imzaların aslının sayın bakanımıza gönderilmesine gerek olmadığını,gereğinin tarafından yapılacağını,eğerki istenmiyorsa selazurdan çıkılacağını,devletimizin artık ormanlara odun-tomruk gözüyle değil ekolojik değerle baktığını tarafımıza sizler adına iletmişlerdir.
Bu vesileyle buradan Sayın Orman bölge müdürümüze,köyümüzün insanlarına verdiği değer,konuya,doğaya ve çevreye duyarlılığından dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Tüm köyümüzün insanlarına ve konuyu takip edenlere saygıyla duyurulur....
Kasım 2006.......................selazur'lu ismail.
Selazurdaki bize göre yanlış olan traşlama kesim uygulamasına,vermiş olduğumuz mücadeleler sonucunda son verilmiştir.
OGM'ye 14 şubatta vermiş olduğum dilekçem neticesinde kurulan komisyon ve incelemeler sonunda,yanlış olan traşlama kesimden vazgeçilerek suceyrat kesimine ve doğal fidanlama yöntemine geçilmiştir.
Bizim hedefimiz selazur'dan tamamen çıkılması idi,ancak gelinen noktanında artık ağaçlar kesilmiyeceği için bir başarı olduğu söylenebilir,ama bizi tatmin ettiği söylenemez.
Burada şunu hatırlatmak istiyorum,Sayın Bakanımızın biz selazur'lulara sözü var,22 aralıkta bakanımıza aktarılan ve sayın bakanımız tarafından iptal edilen selazurdaki her türlü çalışmanın her ne şekilde olursa olsun tekrar başlanması bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır.
Pazar işletme müdürlüğü ve fındıklı işletme şefliğinde yaptığımız görüşmelerde,siz köyümün insanlarının kaygısı olan, artık selazurda kesinlikle kurumuş dahi olsa bir tek ağacın bile damgalanmıyacağını dolayısıyle kesilmiyeceğini ve kesilmesinede müsaade edilmiyeceğinin sözünü bizlere vermişlerdir.BU SÖZÜN TAKİPÇİSİ OLACAĞIMIZI VE GÖZÜMÜZÜN SÜREKLİ SELAZURDA OLACAĞINI,BİZE SÖZ VEREN SAYIN YETKİLİLERE BURADA BELİRTMEK İSTERİM.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.(Selazur'lu İsmail )......01.04.2006
* Ormanlarımız için vermiş olduğumuz bu kadar mücadeleye ve sayın bakanımızın 22 ARALIKTA bizlere söz vererek iptal ettiği ve sayın danışmanının, yaptığımız görüşmede bize söylediği gibi resmi yazıya gerek olmadığı,sayın bakanımızın sözünün yeterli olduğu söylemine rağmen selazurda tekrar kesime yönelik çalışmalar başlatılmıştır.
Fındıklı işletme şefliği,selazurda diri örtü temizliği yapmak için köy muhtarlığı kanalıyla askıya astırdığı ve dilekçeler almaya başladığı görülmektedir.
Bizim bugüne kadarki ormanlarımız ve ağaçlarımız için çırpınışımızın,bugün itibariyle selazurda yapılması planan diri örtü temizliğiyle beraber doğal fidanlama yönteminin,geçmişte yapılan traşlama kesimin yanlışlığını ve oradaki kıyımın haksızlığını teyid etmektedir.
Artık selazurda yapılan her türlü çalışmayı benim köyümün insanlarına anlatamazsınız,çünkü geçmişte yapılanlar apaçık ortada.Köyümün insanlarını ve bizleri tekrar selazurda motorları çalıştırarak hayal kırıklığına uğratmayın.Çünkü,selazurda yapılanları ve yapılmak istenenleri biz çok iyi biliyoruz,şu anda yapılmak istenen diri örtü temizliğiyle kayın'ları kurtardık fakat şimdide kestanelerimiz ve diğer ağaçlarımız bir şekilde yine zarar görecekler,biz bunu biliyoruz.
BİZİM VE GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZIN DOĞAL YAŞLI ORMANLARINI,BİRKAÇ KİŞİNİN TİCARİ ÇIKARLARI UĞRUNA HEBA ETMEYİN,LÜTFEN ELLEMEYİN,ELLETMEYİN.
Buradan sayın yetkililere sesleniyorum.
SELAZUR'DAN ARTIK ÇEKİLİN,SELAZUR'A VE SELAZURLULARA SAYIN BAKANIMIZIN SÖZÜ VAR.SAYIN BAKANIMIZIN SÖZÜNÜN DİNLENMESİ İÇİN BİZZAT KENDİSİNİNMİ GELMESİ GEREKİYOR,SAYIN MÜSTEŞARINA TELEFON AÇTIRARAK İPTAL ETTİRMESİNİ TAŞRADAKİ YETKİLİLER YETERLİ GÖRMÜYORLARMI ???
Eğerki,sözü yeterli görmüyorlarsa artık bizim diyecek lafımız yok.Buyursunlar SELAZUR orda. ( 19.03.2006
* Selazurdaki orman kesiminin sayın çevre ve orman bakanımız Osman PEPE tarafından durdurulduktan günümüze kadar geçen zaman dilimi içerisinde herhangibir iptal yazısı yazılmadığı ve tekrar orman kesiminin başlıyacağı endişesinin köy halkımızda hakim olduğu gözlemlenmektedir.
Orman bakanlığı ve orman genel müdülüğü nezdinde yaptığımız görüşmeler sonucunda sayın bakanımız tarafından iptal edilen orman kesiminin tekrar başlamasının söz konusu olmadığı,sayın bakanımızın sözünün ve talimatının yeterli olduğu ayrıca resmi yazı yazılmasına gerek olmadığı bizlere ifade edilmiştir,eğerki selazurda tekrar kesim başlar ise gereğinin yapılacağı ayrıca bizlere beyan edilmiştir.
Ayrıca köy halkımızın bu haklı endişesini gözönüne alarak orman genel müdürlüğüne konuyla ilgili ayrıntılı bir dilekçe yazılarak haklı endişemiz aktarılmış ve bilgi istenmiştir.Söz konusu dilekçemizle ilgili orman genel müdürlüğü ön yazı yazarak trabzon bölge müdürlüğüne göndermiş,tarafımıza cevap verilmesi ve kendilerine de bilgi verilmesi istenmiştir.
Konuyla ilgili trabzon bölge müdürlüğünden tarafımıza, dilekçemize cevabi yazının yazılmasını beklemekteyiz.
Söz konusu cevabi yazı elimize ulaştığı zaman sizlerle paylaşacağım. (14.02.2006)
07.02.2006 günü ATV ana haber bülteninde,SELAZUR ORMANLARI dahil türkiye genelinde 8 bölgede orman kesiminin,Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından durdurulduğuna dair bir haber yayınlandı.SELAZUR'umuzu artık bütün türkiye biliyor.Böylece,doğa ve ağaç sevgimiz adına vermiş olduğumuz bu zorlu mücadelemizin meyvelerini toplamış olduk.
TEŞEKKÜRLER SAYIN BAKANIM
* 04.01.2006 Çarşamba günü,KTÜ Orm.Fak.Böl.Bşk.Yrd.Doç.Dr.İbrahim TURNA hocamla beraber selazur'a çıktık,bölgeyi incelemeye.Hocam bile şok oldu manzarayı görünce,o bölgelerde bu şekilde traşlama kesimin olmaması gerektiğini.Eğerki fidanlama yapılacaktı ise ağaçlara dokunulmayıp,diri örtü temizliği yapılarak doğal fidanlama yönteminin uygulanması gerektiğini bizlere belirtti.Ve,bizim çırpınışımızında ne kadar doğru olduğunu anlamış olduk.
Bu arada kesim yapılan bölgelerde yaklaşık 75.000 kayın (gürgen) fidanı dikilmiş.(buda,75 000 fidan dikilecek kadar bir bölgenin tahrip edilmiş olduğunu gösterir)tek tesellimiz,artık selazurun kalan kısmının kurtarılmış olması ve fidanlama yapılmış olması.İnşallah o fidancıklar büyürde,selazur eski günlerine yeniden kavuşur.
|
|
|
|