|
BİR ÇIRPINIŞIN BAŞLANGICI,VERİLEN MÜCADELE,SONUÇLANMASI VE GERİDE BIRAKTIĞI ACI SONUÇLARI...
-Burada sizlere,derbent köyü selazur dağındaki bir kesimin ve bize göre katliamın başlangıcını,devamını,katliama dönüşmesini,durdurulması için verilen mücadele ve çırpınışları ve sona erdikten sonraki duygu ve düşüncelerimizi aktaracağım.
Bu bölüm ve diğer bölümdeki açıklamalar,tamamen bilgi ve belgelere dayanmaktadır,ASLA HİÇBİR KİŞİYİ,KURUMU VE İŞLETMELERİ HEDEF ALMAMAKTADIR.
-Bu sitenin kuruluş amacı,tamamen doğa ve çevre sevgisi üzerineydi,içerisinde doğa-çevre ve insan sevgisi olan birinin,köyündeki bir dramı dünyayla paylaşması ve bir şekilde bu yanlıştan dönülmesiydi.
SELAZUR'daki orman kesimi 1980 li yıllarda başladı.O yıllarda bugün kesimi yapılan bölgeler yine kesilmişti,arasındaki fark ise 1980 li yıllarda tamamen orman işletmesinin planlı bir çalışmasıydı ve selazurdaki ağaçların büyük çoğunluğu korunmuş sadece orman gülü ve diğer türler odun amaçlı kesilmişti.O yıllardada fidanlama yapılacaktı fakat bir tek bile fidan dikilmeden terkedilip gidildi.odun değeri için kesim yapan şahıslar ticari kazanç elde edemeyince yani kurtarmayınca oradaki dağlardaki kesim işlerine talip olmadı kimse,kimse talip olmayıncada kesim işi kendiliğinden terkedilmiş oldu.
O yıllardaki bir fark ta,derbent köyü halkının çoğu kesim bölgelerine kendilerinin talip olması ve çalışmasıydı,yanlız ağaçlara hiç dokunulmamış,kesim bölgelerindeki fiziki şartlar kesim yapılmasına engel oluyor,köylünün yıpranmasına ve bu kesim işini terketmesine sebep oluyordu.
Dışarıdan gelen birtakım şahıslar ise köylünün kesim yerlerini terketmesiyle bir süre daha bu bölgelerde kasim yaptılar,bu arada bazı ağaçlarda kesimden nasibini almış oldu,ancak bu hiçbir zaman katliam derecesine ulaşmadı,zaten bir süre sonrada bu kesim işi tamamen sona erdi.
2002 Yılında ise,bundan önceki köy muhtarı ve ihtiyar heyetinden iki kişinin,köylüden habersiz kendi başlarına Orman Genel Müdürlüğüne bir dilekçe vermesiyle (eski sitemde bu dilekçeyi yayınladım,istiyenlere gönderebilirim)bürokratik prosedür başlatılmış ve 2003 yılında ise ihaleye çıkılmıştır.
Köy halkının haberi ise kesim başladığı zaman olmuştur.
1980 li yıllardaki kesimle 2003 yılında başlıyan kesim arasındaki fark ise,2003 yılındaki kesimin işletmenin planlı bir çalışması değil,verilen dilekçeyle beraber harekete geçilmesi ve katliam ölçülerine dönüşmüş olmasıydı,köy halkının çok büyük çoğunluğunun 1980 yılların tam aksine bu kesime karşı olmasıydı.
2003 yılında kesimin başlamasıyla beraber,köy halkınında bu kesimi durdurmaya yönelik mücadelesi başlamış oldu.
Hukuksal süreç,mahkemeler,davalar vs.Fındıklı kaymakamlığı ve işletme şefliğinden başlıyarak kademe kademe üst makamlara kadar,TEMA vakfına ( bu arada çevreye duyarlı bildiğimiz ve çok umut bağladığımız TEMA vakfından yanıt bile gelmedi),rize milletvekili İmdat SÜTLÜOĞLU ve başbakanlık,cumhurbaşkanlığı makamına kadar bu kesimin iptal edilmesi için dilekçeler ve müracaatlar yapıldı.
Başbakanlık makamından gelen "dilekçeniz incelemeye alınmıştır"cevabi yazısı ve kaymakamlık ve valiliğin verdiği yanıtlar selazur un kesimini durdurmaya yetmemiştir.
Fındıklı orman işletme şefliği'nin önceki ve şu andaki, biribirinin kopyası olan birkaç kelime değiştirilerek verilen raporlarında,kesimin ne kadar doğru olduğu,planlı,programlı ve sahanın ne kadar bozuk olduğunu vs anlatan raporları köy halkını hayal kırıklığına uğratmıştır.
(Bütün,verilen dilekçeler,cevapları ve raporlar tarafımızda mevcuttur.)
Bu şekilde bir sonuç alamıyacağımız anlaşılınca,bu kesimi ve bize göre katliamı kamuoyuna maletmeye karar verdik,basına tv lere-gazetelere ve en önemlisi internete taşımaya karar verdik.Yanlız,bu işi kamuoyuna maletmeden önce daha çok bilimsel yönünü ve buradaki yanlışlığı net olarak algılaybilmek ve kamuoyuna aktarabilmek için,Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesindeki hocalarımızdan yardım istedik,elimizdeki bütün ,bilgileri fotoğrafları ve sahayla ilgili verileri hocalarımıza aktararak ; bizim köyümüzde böyle bir kesim var,bize yardımcı olun dedik.Fotoğrafları gören ve bizzat kesim yapılan bölgeye giderek incelemelerde bulunan hocalarımız kesinlikle bu tür bölgelerde böyle bir kesimin olamıyacağını ve olmaması gerektiğini bizlere söylediler,traşlama yönteminin ve suni fidanlamanın buralarda olmıyacağını,buralarda doğal fidanlama yönteminin uygulanabileceğini bizlere anlattılar.Kısaca,hocalarımız bizim savunduğumuz tezin doğru olduğunu bizlere söylediler.Bu bilgiler bize daha güç verdi ve kamuoyunu oluşturma ve sonuçlanmasında ayrı bir yeri olmuştur.
Bundaki amaç ise,burada yapılan yanlışlığı kamuoyuyla paylaşmak,bu yanlışı yapanlara kamuoyu baskısı oluşturarak bir şekilde bu yanlıştan dönmelerine yardımcı olmaktı.
Ancak iş öyle bir noktaya geldiki,çığ gibi büyüdü,doğa ve çevre dernekleriyle kurumların dikkatini çekti,onlar ilgilenmeye ve bu işi daha üst noktalara duyurmaya başladılar.
Sonuçta,bu yanlış uygulama,22 ARALIK 2005 Tarihinde ÇEVRE VE ORMAN BAKANI SAYIN OSMAN PEPE;NİN
;AB MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ;KONULU SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİYLE YAPMIŞ OLDUĞU TOPLANTIDA Sayın Bakanımıza,TURÇEK Bşk.Yard.Sayın Aydın ATICI tarafından gündeme getirilerek haberdar edildi.
Ülkesini seven,çevreye ve doğaya duyarlı birisi olarak bildiğimiz sayın bakanımızda anında müdahale ederek bu yanlıştan dönülmesine vesile oldu.
BİR KEZ DAHA SAYIN ÇEVRE VE ORMAN BAKANIMIZ OSMAN PEPE'YE DOĞAMIZ-ÇEVREMİZ VE GELECEĞİMİZ ADINA TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYORUZ.
SONUÇ : Bizler,vatanını,ülkesini,ormanını-çevresini-doğasını seven,kanunlara ve nizamlara uyan vatandaşlarız.Bizler,hiçbirzman kişi ve kurumları hedef almadık,sadece çeveye ve doğaya verilen tahribatı ön plana çıkararak bize göre yanlış olan bu uygulamanın bir an önce sona ermesi için mücadele verdik.Çocuklarımıza öğretmenlerinin öğretmiş olduğu çevre ve doğa sevgisiyle,selazur a baktıkları zaman yaşadıkları ikilemi ve yüreklerindeki onarılmaz derin tahribatı bir nebze olsun dindirmeye ve o çocuklar ki geleceğimiz olan o çocuklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalıştık.
Bugün,bu kesim ve bize göre katliam bir şekilde durdurulmuştur.
Yanlız,Selazurda yapılan katliam,selazurlunun yüreğinin derinliklerinde öyle bir tahribat yaptıki,onarılması zor.
Bu katliamı yapanlar ve yapılmasına vesile olanlar,bir gün ola hesap vereceklerdir,birgün bir değerli büyüğümüz çıkıp bunlara,siz ne yaptınız diyecektir,bugün denmezse,ALLAH katında denecektir,selazurlu,selazuru bu hale getirenleri hiçbir zaman unutmıyacak, hiçbir zaman affetmiyecek, haklarını hiçbir zaman helal etmiyecektir,buna en ufak bile şüpheniz olmasın.
Tek tesellimiz,selazurun bir kısmının en azından şimdilik kurtarılabilmiş olması.
Ve,birdaha selazurda böyle acıların yaşanmaması,yaşanması için ISRAR EDİLMEMESİ.
|