|
SAYIN Aydın ATICI'nın,Sayın Çevre ve Orman Bakanımız Osman PEPEYE SELAZUR'un çırpınışını anlatması.
KELİME KELİME YAYINLIYORUM.
-şimdi ani bir haber geldi, çevre ve orman bakanımız sayın osman pepe bizlerle toplantı yapmak istedi..
-toplantıya 20 dernek ve vakıf çağrılıydı..
-ben KarDoğa Federasyonu adına katıldım..TÜRÇEK Başkanı da TÜRÇEK adına katıldı
-toplantıya müsteşar yardımcıları, genel müdürler, il çevre orman müdürü ve orman bölge müdürü de katıldı
-müsteşar yardımcıları çevre ve ormanla igili genel bilgiler verdiler..ne kadar ağaç dikmişler ne kadar yeri korumuşlar falan..
-bu arada kendiside kısa bir konuşma yaptı ve sonra da bizlere üçer dakikalık söz hakkı verdi.
-hemen hemen bütün konuşmacılar neden bugüne kadar bizlerle biraraya gelmediğini sordu..
-bizim başkan da AB ilerleme raporunu okumuş ve orda bizlerle ilişki kurulmadığını, bunun mutlaka yapılması gerektiğini öğrenmiş ve bu durumu açıkladıktan sonra yine de biz sizinle iş birliği yapmaya hazırız dedi..
-sonra yine herkes konuştu..en son konuşmacı da bendim
-sıra bana geldiğinde:kısaca karadeniz doğa koruma federasyonunu anlattım..ve izin verirseniz size küçük bir hikaye anlatacağım dedim:
-dedim ki; üç dakikada size bütün karadenizin sorunlarını (sahil yolunu, denize atılan çöpleri vb.) anlatamayacağım..bunları zaten siz de biliyorsunuz ve ben de bildiğinizi biliyorum zaten söylediniz çözümü paraya dayanıyor
-ama şimdi söyleyeceklerim paraya değil akla, mantığa dayanan şeyler dedim
-ve anlattım: padişahın birisi birgün tebdili kıyafet yapmış ve gezmeye çıkmış..
-derviş kılığında gezerken bir çobana rastlamış: çobanla konuşurken çoban ah ben bir padişah olsam ne yapacağımı bilirim der dururmuş
-padişahda çobana demiş ki; diyelim ki bu elimdeki asayı fırlatacam ve tutana kadar padişah sen olacaksın
-ne dilersen olacak
-tamam mı demiş çoban da tamam demiş
-padişahda asayı atmış havaya ve çoban BURSA KESTANELERİ VAKIF demiş
-padişahda tamam bursa kestaneleri vakıf demiş..
-ben de devam ettim..çoban kestaneyi çok seviyormuş ve şimdi bursada kestaneleri vakıf mı bilmiyorum ama Selazurlu İsmail diye birisi var..kendisi, kestaneleri, gürgenleri, ıhlamurları çok seviyor ve ağaçları için çırpınıyor
-bana selazur neresi diye sordular..
-ben de rize fındıklıda bir yer abinizin de evi var orada dedim
-bu selazurlular çok dertliler çünkü ormanları çok yanlış bir şekilde kesiliyor
-burada eğim çok fazla, heyelan ve çığ tehlikesi var ve bu insanlar canla başla ormanlarını korumaya çalışıyorlar ama senin bir orman bölge müdürün var
-o adam da azmetmiş bütün ağaçları kesmeye..kendisini aradık, yapma etme dedik bize siz bu işlerden ne anlarsınız dedi..
-hatta rize valisi bile söz geçirememiş bu orman bölge müdürüne
-şimdi ben de çoban gibi bir dilekte bulunuyorum: siz bakansınız ve bu yanlış uygulamayı durduracak tek kişisiniz dedim..
-sonra da ekledim: diyelim ki bir çocuk yurdunda çocuklara eziyet ediliyor..buna da insanlar karşı çıkıyor..bu karşı çıkan insanlara siz pedogogmusunuz çocuklardan ne anlarsınız diye sorulur mu?
-burda da yanlış bir şey var ve bunu herkes görüyor bir tek orman müdürün görmüyor dedim.
-o da hemen arattırdı..
-orman bölge müdürü de ağaç kesilmiyor, biz orada yeni fidanlar diktik demiş..
-ben de dedim ki şimdi durmuş olabilir ama baharda yine kesecekler
-bakanım durdur bu kıyımı dedim
-bakan da tamam dedi.. SELAZUR ORMANI VAKIF..
-bakanım söz mü dedim
-söz dedi
-artık orada ağaç kesilmeyecek mi dedim
-kesilmeyecek dedi
-selazurlulara müjdeyi vereyim mi dedim
-ver dedi
- bütün konuşmalar kayıda alındı..kitap yapacaklarmış
-kitap olduğunda yine okuruz umarım
-nokta
|